Anı Yaşamak Mı Planlı Olmak Mı?

 

Anı yaşamak mı planlı olmak mı?

Ben hayatım boyunca planlı oldum çünkü uğraştığım, yapmam gereken hep çok fazla şey vardı ve anca plan yaparak dengede tutabiliyordum bunları. 


Ama son zamanlarda “anı yaşamak” öyle popüler oldu, öyle yüceltildi ki… Ben de merak etmeye başladım. Acaba ben mi yanlış yapıyordum? Belki o daha iyiydi. Belki de gerçekten hayatı kaçırıyordum. Denemekten ne zarar gelirdi ki?


Ve denedim. Yaklaşık 6 ay boyunca hiç plan yapmadım, her şeyi akışa bıraktım. Daha mutlu olacağımı, beynimin daha rahat olacağını, yaptığım işlere daha iyi odaklanacağımı, daha iyi sonuçlar alacağımı ve stresimin azalacağını zannediyordum.


Ama sonuç hiç de beklediğim gibi olmadı.

Tepetaklak oldum. 


Yapacağım işler birikti ve düzenlemek için hiçbir şekilde zaman yaratamadım. Uykumdan asla ödün vermeyen bir insan olarak uykumdan kıstım. Verimim daha da düştü. Bulduğum her yerde uyuklamaya başladım. Odaklanmam çok zorlaştı. Algımsa kapanmış gibiydi.


Aslında bunun bilimsel bir açıklaması vardı.

Planlı olmak, beynimizin prefrontal korteksini aktive ediyor. Bu bölge; odaklanma, karar verme ve düzenleme gibi yürütücü işlevleri yönetiyor.

Plansızlık, yani her şeyi akışa bırakmak ise daha çok limbik sistemi, yani haz ve duygusal tepki merkezimizi tetikliyor.


Hatta araştırmalar diyor ki:

• Gününü planlayan insanlar daha az stres yaşıyor.

• Zamanını yönettiğini hissedenlerin mutluluk ve üretkenliği artıyor.


Yani yaşadığım çöküş, sadece bana özgü değildi. Beynim bir sistem istiyordu ama ben ona başka bir şey dayatıyordum. 


Sonra yeniden planlı olmaya başladım. Zor da olsa toparladım. Fakat bu süreçte “anı yaşamak” fikrine savaş açmıştım. Sosyal medyada bu deneyimimi paylaştığımda çokça eleştiri aldım. Fakat bir eleştiri vardı ki, beni gerçekten düşünmeye itti:

“Anı yaşamakla plansız olmak aynı şey değil.”


Bu iki kavram birbirine karıştırılıyor, ben de karıştırdım, ama aslında çok farklılar.


Anı yaşamak; bulunduğun anın, yerin, zamanın ve insanın farkında olmak. İşteyken işe odaklanmak. Aileyleyken birlikte vakit geçirebilmek. Doğadayken kendi iç sesini duyabilmek. Yani o anda sadece “o an”da var olmak.

Plansızlık ise… çoğu zaman sadece hiçbir şey yapmamak. Tatil modu diyorum ben buna.


Tatil modundaysan, sorumluluğun yoksa, yapılacak işin azsa; evet, akışta kalmak iyi gelebilir. Ama bir hedefin varsa, üretmek istiyorsan, hayatında birçok parçayı dengelemek zorundaysan, plan şart.


Çünkü insanların sandığının aksine plan demek zorunluluk ya da baskı demek değil; disiplin ve özgürlük demek. 


Ama öyle dakikası dakikasına yapılmış, her saniyesi çizelgeye oturtulmuş planlardan bahsetmiyorum.

Benim kastettiğim; esnek ama yön gösteren bir sistem kurmak.


Mesela gün içinde ne yapacağını bilmek ama saatini dakikasıyla belirlememek…

Kendine alan bırakmak ama boşluğa düşmemek…


Plan dediğimiz şey, hayatın kontrolünü ele geçirmek değil; hayatla birlikte akmak için bir rota çizmek.


Bir projeyi düşünün. Onu sadece gözünüzde büyüterek stres yaşamak mı daha iyi, yoksa küçük parçalara bölerek, her gün belli bir kısmını yapmak mı? Planlamak, kontrol duygusu sağlar. Zihninizi rahatlatır.

Ve en önemlisi: Zamanın çoğu size kalır. Kalan zamanda da istediğiniz gibi plansız yaşayabilirsiniz.


Bu yaşadıklarımdan sonra şunu çok net anladım:

Tek bir doğru yok. Herkesin hayatı, temposu, öncelikleri farklı.

Ama ortak olan bir şey var:

Bir şeyleri başarmak, üretmek, sorumluluk almak istiyorsan o “akış” dediğimiz şey seni pek bir yere götürmüyor. Hatta çoğu zaman yoruyor.


Planlı olmak, hayatı kontrol etmek değil;

kendine alan açmanın, zihnini rahatlatmanın yolu.

Ve evet planlı bir hayatın içinde de anı yaşayabilirsin.

Hatta ancak o zaman gerçekten yaşayabilirsin.


Çünkü yapılacaklar aklını kemiriyorsa,

o anda olman mümkün değil.

Çünkü aklın hep “şu da vardı, bu da bitmedi”de kalıyorsa nasıl anı yaşayacaksın?


İşte bu yüzden mesele aslında denge.

Ne her saniyesi hesaplı bir hayat,

ne de tamamen başıboş bir akış.


Hayatın ritmini sen belirleyeceksin.

Ama önce kendine dürüst ol:

Gerçekten anı mı yaşıyorsun, yoksa sadece savruluyor musun?



Yorumlar